environmental impact ne demek
“Environmental Impact” İngilizce’deki bir terimdir. Türkçeye çevrildiğinde “çevresel etki” anlamına gelir. Ancak sadece bu çeviri, terimin tam anlamını tam olarak ortaya koymamaktadır.
“Environmental Impact”, bir faaliyet, proje, politika veya ürünün doğal çevre üzerindeki olası ve genellikle olumsuz etkisini ifade eder. Bu etkilerin doğrudan veya dolaylı biçimde, kısa veya uzun vadede meydana gelebilmesi mümkündür. Ayrıca bu etki, belirli bir konumdaki çevre üzerinde lokal, bölgesel veya dünya genelinde olabilir.
Bu terim genellikle çevre biliminde ve çevre politikalarında kullanılır. Özellikle, bir projenin veya faaliyetin kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek için çevre etki değerlendirmesi yapıldığında bu terim sıklıkla kullanılır. Projeler genellikle çevresel etkinin minimuma indirilmesi veya telafi edilmesi yönünde düzenlemelere tabidir.
Örneğin, bir fabrikanın faaliyetleri sırasında ne miktarda hava kirliliği yaratacağı, numbuzun ne kadar suyu kirleteceği veya habitatları tahrip edip etmeyeceği, o fabrikanın çevresel etkisini belirler. En önemli çevresel etkilerden bazıları atmosfer, toprak, su kaynakları, bitki ve hayvan türleri, insan sağlığı ve küresel iklim değişikliği üzerindeki etkileri içerir.
-
The industrial activities have a significant environmental impact on local ecosystems. (Endüstriyel faaliyetlerin yerel ekosistemler üzerinde önemli bir çevresel etkisi var.)
-
Reducing plastic use can help minimize the environmental impact of waste. (Plastik kullanımını azaltmak, atıkların çevresel etkisini en aza indirmeye yardımcı olabilir.)
-
Governments are implementing policies to assess the environmental impact of new projects. (Hükümetler, yeni projelerin çevresel etkisini değerlendirmek için politikalar uyguluyor.)
-
Climate change poses a serious threat due to its environmental impact worldwide. (İklim değişikliği, dünya genelindeki çevresel etkileri nedeniyle ciddi bir tehdit oluşturuyor.)
-
Awareness of the environmental impact of consumer choices is increasing among the public. (Tüketici seçimlerinin çevresel etkileri konusunda farkındalık, halk arasında artıyor.)