entrance ne demek
“Entrance” kelimesi İngilizce’den Türkçe’ye “giriş”, “giriş yeri” veya “girmek” şeklinde çevrilebilir. Ancak, kelimenin kullanıldığı duruma göre anlamı ve detayı değişebilir. İşte çeşitli bağlamlarda “entrance” kelimesinin detaylı açıklaması:
- Fiziksel Giriş Yeri Olarak:
- Giriş Kapısı: Bir yapıya, alana veya mekanın içine girilen yer. Örneğin, bir evin veya binanın ana kapısı.
- Örnek Cümle: “The entrance to the building was decorated with flowers.” - “Binanın girişi çiçeklerle süslenmişti.”
- Fiil (Girmek) Olarak:
- Bir yere fiziksel olarak giriş yapmak.
- Örnek Cümle: “She will entrance the stage at 8 PM.” - “Sahneye saat 8’de çıkacak.”
- Mecazi Anlamda Kullanımı:
- Bir durum veya gruba katılma anlamında da kullanılabilir.
- Örnek Cümle: “His entrance into politics marked a significant change.” - “Onun siyasete girişi önemli bir değişimi işaret etti.”
- Psikolojik veya Duygusal Etki Anlamında:
- Birinin veya bir şeyin başkaları üzerinde büyülü bir etki yapması, hayran bırakması.
- Örnek Cümle: “The music was so enchanting that it seemed to entrance the audience.” - “Müzik o kadar büyüleyiciydi ki, izleyicileri adeta mest etmişti.”
Her durumda, “entrance” kelimesinin karşısındaki dilde (Türkçe) nasıl çevrileceği ve kullanılacağı, bağlama ve cümlenin genel anlamına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
-
The entrance to the museum is free on Sundays. Müzenin girişi pazar günleri ücretsizdir.
-
Please remember to keep the entrance clear for emergency services. Lütfen girişi acil servisler için açık tutmayı unutmayın.
-
She waited at the entrance for her friend to arrive. Arkadaşının gelmesini beklemek için girişte durdu.
-
The grand entrance of the building impressed all the visitors. Bina’nın görkemli girişi tüm ziyaretçileri etkiledi.
-
They placed a welcome sign at the entrance of the park. Parkın girişine bir karşılama tabelası yerleştirdiler.