encompassing ne demek
“Encompassing” kelimesinin Türkçe karşılığı “kapsayıcı” veya “içeren” şeklinde ifade edilebilir. Bu sözcük, bir şeyi tüm yönleriyle içine almak, bir durumu veya konuyu tamamen ele almak anlamına gelir.
Detaylı açıklamak gerekirse:
- Kapsayıcı: “Encompassing” bir şeyin tüm bileşenlerini, bir bütün olarak ele alındığını ya da içinde bulunduğunu belirtir. Örneğin, “kapsayıcı bir rapor” dediğimizde, raporun ilgili konuyu tüm detaylarıyla ele aldığını anlarız.
- İçeren: Bir şeyin belirli unsurları veya öğeleri içine aldığını belirtir. Örneğin, “bu proje birçok farklı disiplini içerir” ifadesi, projenin çeşitli bilgi alanlarını birleştirdiğini anlatır.
Örnek cümleler:
- “The book provides an encompassing view of ancient history.” (Bu kitap, antik tarihe dair kapsayıcı bir bakış sunar.)
- “Their approach is very encompassing, taking into account all possible scenarios.” (Onların yaklaşımı oldukça kapsayıcı, tüm olası senaryoları dikkate alıyor.)
Sonuç olarak, “encompassing” kelimesi genel olarak tamamen içine alma, kapsama, ve geniş bir çerçevede ele alma anlamlarında kullanılmaktadır.
-
The encompassing nature of the project includes various fields such as technology and education. Projenin kapsayıcı doğası, teknoloji ve eğitim gibi çeşitli alanları içeriyor.
-
Her speech was encompassing, touching on a wide range of topics. Onun konuşması kapsayıcıydı, çok çeşitli konulara değindi.
-
The report provides an encompassing overview of the environmental changes in our region. Rapor, bölgemizdeki çevresel değişikliklerin kapsayıcı bir özetini sağlıyor.
-
The museum’s exhibits are designed to be encompassing for visitors of all ages. Müze sergileri, her yaştan ziyaretçi için kapsayıcı olacak şekilde tasarlanmıştır.
-
An encompassing approach is necessary to address the complex issues facing society today. Bugünün toplumu için karşılaşılan karmaşık sorunları ele almak için kapsayıcı bir yaklaşım gereklidir.