disdainfully Ne demek | Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

disdainfully Ne demek

Kelime: Disdainfully

Anlamı:

  1. Küçümseyerek, hakir görerek (birine veya bir şeye karşı; birinin düşünce veya davranışını, değerini düşürerek).
  2. İlgisiz bir tavırla, benliğini küçümseyerek.

Kökeni (etimoloji): “Disdainfully” kelimesi, eski Fransızca “desdaigner” (küçümsemek, hor görmek) kelimesinden gelir. Bu da Latince “destinare” (seçmek, belirlemek) kökünden türemiştir. “Dis” ön eki, olumsuzlaştırma anlamı katar.

2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. Tombik.com, YouTube videolarıyla dil öğrenme platformu. Ücretsiz başla →

Açıklama: “Disdainfully” kelimesi, bir şeyin ya da birinin değerinin düşürülmesi halinde, genellikle küçümseyici bir tavırla kullanılır. Örneğin, bir kişi bir başka kişinin düşüncelerini ya da davranışlarını “disdainfully” eleştirdiğinde, bu, o kişinin ya da düşüncelerin ciddiye alınmadığını ve küçümsendiğini gösterir.

Örnek Cümleler:

  1. She looked at him disdainfully when he suggested a silly idea.

    • Saçma bir fikir önerdiğinde ona küçümseyerek baktı.
  2. He dismissed the report disdainfully, believing it was not worth reading.

    • Raporu, okumağa değmeyeceğini düşünerek küçümseyerek reddetti.
  3. The critics spoke disdainfully of the film, claiming it lacked originality.

    • Eleştirmenler, filmin özgünlükten yoksun olduğunu iddia ederek küçümseyici bir şekilde konuştular.
  4. She disdainfully ignored the insults thrown at her.

    • Kendisine yapılan hakaretleri küçümseyerek görmezden geldi.
  5. The professor disdainfully critiqued the students’ lack of effort.

    • Profesör, öğrencilerin çaba eksikliğini küçümseyerek eleştirdi.

Kullanım Alanları:

Örnekler (farklı bağlamlarda):

  1. Resmi: During the meeting, the manager spoke disdainfully about the project proposals.
    • Toplantı sırasında, müdür proje önerileri hakkında küçümseyici bir şekilde konuştu.
  2. Gayri Resmi: In the chat, he disdainfully criticized his friend’s choice of movie.
    • Sohbette, arkadaşının film seçimini küçümseyerek eleştirdi.
  3. Teknik: The report was written disdainfully, reflecting a lack of understanding of the subject.
    • Rapor küçümseyici bir şekilde yazılmıştı, konuyu anlama eksikliğini yansıtıyordu.
  4. Argo: When the term surfaced online, many users responded disdainfully, calling it pointless.
    • Terim internette ortaya çıktığında, birçok kullanıcı bunu gereksiz diye küçümseyerek yanıtladı.

Eş Anlamlı ve Zıt Anlamlılar:

Bu terimlerin kullanımlarında dikkatli olunması önemlidir, çünkü küçümseyici bir tutum, sosyal ilişkilerde olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

y>