determined Ne demek
Kelime: Determined
Tanım ve Anlam:
- Kararlı - Belirli bir hedefe ulaşma isteği olan kişi.
- Kesin - Bir şeyi net bir şekilde belirlemiş veya belirlenmiş.
- Azimle - Bir şeyi başarma kararlılığı gösteren.
Kökeni (Etymology): “Determined” kelimesi, Latince “determinare” kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime, “belirlemek” veya “sınırlandırmak” anlamına gelir. Zamanla İngilizcede, bir niyet veya amaca ulaşma konusundaki kararlılığı tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır.
Kelimenin Düzyazı ve Mecazi Kullanımlarıyla Analiz:
- Düz anlam: “Determined” kelimesi, bir kişinin amacına ulaşma konusunda kararlı ve ısrarcı olduğunu ifade eder. Örneğin, “She is determined to finish her degree” cümlesi, “O, diplomasını almak konusunda kararlıdır.” demektir.
- Mecazi anlam: Bu kelime, kişinin mücadeleci ruhunu ve azmini vurgulamak için kullanılır. Örneğin, “He remains determined despite the challenges” ifadesi, “Zorluklara rağmen kararlılığını sürdürüyor.” anlamına gelir.
Yaygın İfadeler veya Deyimler:
- “Determined to succeed” - “Başarılı olmaya kararlı”
- “A determined effort” - “Kararlı bir çaba”
- “Stay determined” - “Kararlı kalmak”
Hedef Kitleye Özgü Kullanım:
- Günlük konuşmalarda: İnsanlar, belirli bir hedefe ulaşma çabalarını tanımlamak için bu terimi sıklıkla kullanır. Örneğin: “I’m determined to lose weight this year.” (Bu yıl kilo vermeye kararlıyım.)
- Akademik yazımda: Çalışmalarında belirli bir amaca ulaşma kararlılığına vurgu yaparak; “The study was conducted with a determined approach.” (Çalışma, kararlı bir yaklaşımla gerçekleştirildi.) gibi ifadeleri kullanabilirler.
- Sözlü iletişimde: Daha samimi veya arkadaşça bir ortamda, “She’s really determined to make it work.” (Gerçekten bunu başarmaya kararlı.) diyebilirler.
Örnek Cümleler:
-
She is determined to achieve her goals despite the difficulties.
- Zorluklara rağmen hedeflerine ulaşmaya kararlı.
-
His determined attitude impressed everyone at the meeting.
- Kararlı tavrı, toplantıdaki herkesi etkiledi.
-
They remained determined not to give up on their dreams.
- Hayallerinden vazgeçmemek konusunda kararlı kaldılar.
-
The athlete was determined to win the championship.
- Sporcu, şampiyonluğu kazanmak konusunda kararlıydı.
-
In life, being determined can often lead to success.
- Hayatta kararlı olmak, genellikle başarıya götürebilir.
Farklı Bağlamlarda Kullanım:
- Resmi: “The determined efforts of the committee led to significant improvements.” - Komitenin kararlı çabaları önemli iyileşmelere yol açtı.
- Gündelik: “I’m determined to help my friend move this weekend.” - Bu hafta sonu arkadaşımın taşınmasına yardım etmeye kararlıyım.
- Eğlence/Slang: “She’s so determined, she won’t stop until she gets what she wants!” - O kadar kararlı ki, istediğini alana kadar durmayacak!
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Resolute - Kararlı
- Stubborn - İnatçı
- Persistent - Israrcı
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Indecisive - Kararsız
- Hesitant - Tereddütlü
- Uncertain - Belirsiz
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com