burdens Ne Demek
“Burdens” Kelimesinin Anlamı ve Açıklaması
Tanım ve Anlam
- Yük: Fiziksel olarak taşınması zor olan ya da ağır olan şey.
- Sorumluluk ya da Yükümlülük: Kişinin üstlenmesi gereken görevler veya sorumluluklar.
- Dert veya Sıkıntı: Bir kişiyi psikolojik olarak etkileyen sorunlar ya da sıkıntılar.
Köken (Etymology)
“Burdens” kelimesi, Orta İngilizce “burdoun” kelimesinden türemiştir. Bu kelime ise Fransızca “burde” ve Latince “burdenare” kelimelerine dayanır. “Burdon” kelimesinin kökeni, “yük” veya “ağırlık” anlamına gelen Latince “burd” kelimesine kadar uzandığı düşünülmektedir.
Kelimenin Kullanımı
-
Kelimenin Açık Anlamı (Literal Meaning): Bir nesneyi taşımaktan kaynaklanan fiziksel yük veya ağırlık.
Örnek: A heavy box can be a burden to carry.
(Ağır bir kutu taşınması zor bir yük olabilir.) -
Kelimenin Mekamsal Anlamı (Figurative Meaning): Zihinsel veya duygusal olarak bir kişinin üzerinde hissedilen sıkıntı, sorumluluk veya yükümlülük.
Örnek: The burden of her family’s expectations was too much for her.
(Ailesinin beklentilerinin yükü onun için fazla ağırdı.)
Yaygın İfadeler ve Deyimler
-
“Burden of proof”: İsbat yükü. Gerekçeyi ve kanıtı sağlama zorunluluğu.
- Türkçe çevirisi: “İsbat yükü kanıtlayandır.”
-
“Lighten one’s burden”: Birinin yükünü hafifletmek.
- Türkçe çevirisi: “Birinin yükünü hafifletmek.”
Bağlamsal Kullanım ve Örnek Cümleler
-
The burden of student loans can weigh heavily on graduates.
(Öğrenci kredilerinin yükü, mezunlar üzerinde ağır bir baskı olabilir.) -
He felt the burden of his responsibilities every day.
(Her gün sorumluluklarının yükünü hissediyordu.) -
Managing a large team can be a burden for some leaders.
(Büyük bir ekibi yönetmek bazı liderler için bir yük olabilir.) -
She shared her burden with a close friend.
(Yükünü yakın bir arkadaşıyla paylaştı.) -
In times of crisis, the burden often falls on the shoulders of the most capable.
(Kriz zamanlarında yük genellikle en yeteneklilerin omuzlarına biner.) -
He tried to lighten the burden of her worries with kind words.
(Onun kaygılarını nazik sözlerle hafifletmeye çalıştı.)
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar
Eş Anlamlılar (Synonyms)
- Load: yük - (Örnek: He carried a heavy load.)
- Weight: ağırlık - (Örnek: The weight of her decisions was immense.)
- Responsibility: sorumluluk - (Örnek: She accepted the responsibility of the project.)
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
- Relief: rahatlama - (Örnek: The news brought relief to the community.)
- Ease: kolaylık - (Örnek: The solution provided ease to their problems.)
- Freedom: özgürlük - (Örnek: He experienced a sense of freedom after leaving his job.)
Bu bilgiler, “burdens” kelimesinin anlamına dair derin bir anlayış kazanmanıza yardımcı olacaktır. Eğer başka bir kelime hakkında bilgi isterseniz, lütfen belirtin!
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com