Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

advocates Ne Demek

Advocate

Tanım ve Anlamı:

  1. Savunucu: Bir kişinin veya bir grubun haklarını veya çıkarlarını destekleyen, bu kişi veya grubun lehinde olan kimse.
  2. Desteklemek: Bir görüşü veya bir ideali yazılı veya sözlü olarak desteklemek, teşvik etmek.
  3. Avukat: Özellikle hukuk alanında bir661 kişinin savunmasını üstlenen profesyonel.

Köken: “Advocate” kelimesi, Latince “advocatus” kelimesinden türemiştir. “Ad-” (yanında) ve “vocare” (çağırmak) köklerinden oluşur. İlk anlamı, birinin çağırılması veya yanında bulunması anlamına gelir.

Literal ve Figüratif Kullanım Analizi:

Literal Kullanım: Bir avukat olarak, bir insanın mahkemedeki savunmasını üstlenmek anlamına gelir. Örneğin, bir kişinin haksız yere yargılandığı ve bir avukatın bu kişinin haklarını koruduğu durumlarda.

Örnek: “The advocate passionately defended her client during the trial.”
(Tercih eden avukat, duruşma sırasında müvekkilini tutkulu bir şekilde savundu.)

Figüratif Kullanım: “Advocate,” genel olarak bir şeyi desteklemek veya savunmak anlamında da kullanılır. Örneğin, bir çevre aktivistinin çevre koruma konusundaki görüşlerini savunması.

Örnek: “She is an advocate for animal rights, speaking at various events to raise awareness.”
(O, hayvan haklarının savunucusudur ve farkındalık yaratmak için çeşitli etkinliklerde konuşmalar yapar.)

Yaygın İfadeler ve Deyimler:

  1. Advocate for change - Değişim için savunuculuk yapmak
    Türkçe: “Değişim için savunuculuk yapmak”

  2. Advocate of peace - Barış savunucusu
    Türkçe: “Barış savunucusu”

Kullanım Bağlamı ve Örnek Cümleler:

  1. “The organization has several advocates who work on behalf of the marginalized communities.”
    (Bu organizasyonun, dışlanmış topluluklar adına çalışan birkaç savunucusu var.)

  2. “He has always been an advocate for equal rights.”
    (O, her zaman eşit hakların savunucusu olmuştur.)

  3. “Many educators advocate for more inclusive classrooms.”
    (Birçok eğitimci daha kapsayıcı sınıflar için savunuculuk yapmaktadır.)

  4. “The lawyer was a strong advocate for justice.”
    (Avukat, adaletin güçlü bir savunucusuydu.)

  5. “She became an advocate for mental health awareness after her own struggles.”
    (Kendi mücadelelerinden sonra zihinsel sağlık farkındalığı için bir savunucu oldu.)

  6. “Advocates of renewable energy argue for its benefits to the planet.”
    (Yenilenebilir enerji savunucuları, bunun gezegene olan faydalarını savunuyor.)

Eşanlamlılar (Sözcükler ile Benzer Anlamlar):

Zıt Anlamlılar:

Bu bilgiler, “advocate” teriminin anlamını, kökenini, kullanımını ve bağlamını anlamanızı sağlayacaktır.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com